Tarsus Üniversitesi’nin temelleri 1992 yılında Mersin Üniversitesi’ne bağlı olarak kurulan Tarsus Meslek Yüksekokulu ile atılmıştır. 2001 yılında Tarsus Teknik Eğitim Fakültesi, 2005 yılında Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokulu kurulmasıyla eğitim faaliyetlerini genişletmiştir.Bugün itibari ile 4 fakülte, 1 enstitü, 1 yüksekokul ve 2 meslek yüksekokulu ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

Tarsus Üniversitesi

Üniversitemizde “Ulusal Egemenlik Bağlamında Türkiye ve Evrensel Çocuk Hakları” Konulu Konferans Düzenlendi--

25 Nisan 2023 Salı - Görüntülenme: 654

Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” dolayısıyla konferans düzenlendi. Tarsus Üniversitesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen ve çevrim içi de yayınlanan konferansın moderatörlüğünü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Halil Kanadıkırık yaparken; bölüm Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Aydın Halisoğlu etkinlikte konuşmacı olarak yer aldı.
Dr. Öğr. Üyesi Halil Kanadıkırık konferansın açılış konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara verdiği özel öneme değinerek, 23 Nisan 1920’de ulusun egemenliğini temsil eden TBMM’nin açılışı ile geleceğin umudu olan çocuklara armağan edilen bayramın bir arada kutlanmasının anlamlı olduğunu ifade etti. 
Düzenlenen konferansta Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Aydın Halisoğlu “Ulusal Egemenlik Bağlamında Türkiye ve Evrensel Çocuk Hakları” başlıklı sunumuyla; çocuk haklarının Türkiye’deki ve uluslararası düzeydeki gelişimi, bu yönde yapılan yasal düzenlemeler ve uluslararası sözleşmeler hakkında bilgi verdi. Türkiye’de Cumhuriyet öncesinde yürütülen sosyal yardım çalışmalarının vakıflar aracılığıyla gerçekleştiğini aktaran Aydın Halisoğlu, Cumhuriyetle birlikte yasal düzenlemelerin yapılması ve resmî kurumların kurulmasıyla çalışmaların kesintisiz devam ettiğini ifade etti. Aydın Halisoğlu konuşmasında “Atatürk hükümeti, Türk toplumunda kadın ve çocukların statüsünü iyileştirmeyi amaçlayan bir dizi sosyal ve yasal reform gerçekleştirmiştir. 1929'da Türkiye, çocuk haklarını tanıyan ilk uluslararası belge olan Cenevre Çocuk Hakları Beyannamesi'ni onaylamış, 1930'da terk edilmiş veya ebeveynleri onlara bakamayacak durumda olan çocuklar için Devlet tarafından işletilen ilk yetimhaneyi kurmuştur. Bu gelişmeleri 1983 yılında “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu”nun yürürlüğe girmesi, 2005 yılında Çocuk Koruma kanununun çıkarılması ve 2008 yılında TBMM’de bir Çocuk Hakları İzleme Komisyonu kurulması takip etmiştir” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların gerçekleştirdiği uluslararası sözleşmelere değinen Aydın Halisoğlu konuşmasında “Ulusal egemenlik ile küresel çocuk hakları arasında denge kurulması önemlidir. Uluslar kendi kendilerini yönetme hakkına sahiptir, ancak aynı zamanda kendi sınırları içindeki çocukların haklarını korumak ve dünya çapında çocuk haklarını teşvik etmek için diğer uluslarla birlikte çalışmaya yükümlüdürler” sözlerine yer verdi. Dünya’da ve Türkiye’de çocuklara yönelik gerçekleştirilen çalışmalara rağmen, uluslararası düzeyde mevcut sorunların olduğunu belirten Aydın Halisoğlu “Gelişmiş ülkelerde bile çocuk haklarının korunmasında hala zorluklar ve boşluklar olabileceğini belirtmek gerekir. Gelişmekte olan ülkeler arasında ise birçok ülke yoksulluk, çatışma ve zayıf yönetişim gibi sorunlar nedeniyle çocuk haklarının korunmasında önemli zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu nedenle ulusal ve uluslararası toplumlarda, her alanda farkındalığın geliştirilerek sürdürülmesi önemlidir.” ifadelerini kullandı.

--